tesadüf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tesadüf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Mart 2011 Cuma

Rötar, Doğru zaman ya da Tesadüf !

Uzun zaman ara verdikten sonra yeniden mesleğini icra etmeye başlayan ya da sakatlığı sebebiyle ara verdiği spora geri dönen insanlar gibi "nerede kalmıştık" düşüncesiyle blogumun tozlu (!) kayıtlarını tıklayıp durdum dün gece. Hangi tarihte ne anlatmışım kendime ve size diye düşünürken, gazetelerdeki "tarihte bugün ne oldu?" edasına bürünmüşüm meğer. Sonra 3 Ocak 2009 tarihli yazımla karşılaşınca ve o gün yaptıklarımı düşününce 3 Ocak 2010'nun sanki bir önceki senenin upgrade edilmiş bir versiyonu olduğunu farkettim. Nasıl mı oldu? O zaman önce şu videoyu izleyin




Sliding Doors her zaman favori filmlerimden biri olmuştur. Hayattaki rötarlar, zamanlamalar, tesadüfler üzerine tekrar tekrar düşündürür beni. Sanırım bundan 2 sene önce - 3 ocak 2009-'da metroyu kaçırmış biriyim hem de tam filmde olduğu gibi bi kaç saniye ile. Bahsettiğim yazımda; çok sevdiğim "sinefil Mr.A" diye isimlendirdiğim arkadaşımı; bir yılbaşı sonrası filmler hakkında yapılmış bir oyunu oynamamız üzerinden anlatmışım size. İşte o anı yazıya döküldükten çok değil 1 sene sonra tam da aynı gün ve yine bir yılbaşı sonrası sinefil Mr. A' yı Soul Kitchen filmini izlemeye davet ederken bulmuşum. Şimdi geldik 2011'e ve o çok sevdiğim sinefil arkadaşım son 1 senedir sadece arkadaşım değil, gerçekten o "sevgili" bir insan :) 2009'da kaçırdığım bir metro olsa da, sanırım 2010'da aynı asansörde küpemi düşürdüğüm için şanslıyım. Hayat hep böyle midir, puzzle'ın parçaları eninde sonunda tamamlanır mı bilmiyorum ama yolların bir şekilde tekrar tekrar kesiştiği kesin. O halde rötarlar işe yarar mı, doğru zamanın mı gelmesi gerekir yoksa herşey basit bir tesadüf müdür işte bütün mesele bu!!

21 Mart 2009 Cumartesi

Kadın Erkek İlişkilerine Retrospektif Bir Bakış

Bugün dışarda dolaşırken yorulunca kahve keyfi yapmaya karar verdim. Vazgeçemediğim fındık şuruplu kahvem elimde, ipod kulağımda otururken, yalnız oturmanın bir getirisi olarak sağı solu izlemeye başladım.



Tam karşımdaki masada da genç bir çift oturuyor. Muhtemelen 16-17 yaşlarındalar, liseden arkadaşlar ve maksimum iki üç haftadır çıkıyorlar. Kızım diyorum izleme, ayıp! Ama çok eğlencelilerdi ve dayanamadım, devam ettim stalkerlığa :)

Önce bizim delikanlı "ben kahve alıp geliyorum" diyerek kalktı masadan. Kız da hemen ardından telefona sarıldı, bir kaç görüşme yaptı, arada çaktırmadan da geliyor mu bizimkisi diye kontrol ediyor. Heh dedim kesin yeni çıkmaya başlamışlar, en yakın kız arkadaşlarına telefon açıp durumu anlatıyor :) Bu arada konuşmalardan duydum, çocuğun ismi Berke imiş. Ama Berke'de Berke şimdi allah için. Tam böyle lisenin popüler çocuğu. Bizim kız da öyle havalı bir tip değil ama çok cici birine benziyor. Yakışmışlar yani, verdim ben onayı:P



Neyse geldi çocuk, bunlar böyle sevgi pıtırcığı şeklindeler. "Aaa yüzüne ne gelmiş bakiyim" bahaneleriyle birbirlerine yaklaşmaktalar, mini tensel temaslar falan. Tam bir karnımda kelebekler uçuşuyor zamanındalar anlayacağınız.

Ama sonra 10 dakika aralıklarla, önce kızın annesi; arkasından tahminimce kızın yakın başka bir kız arkadaşı ve son olarak da aynı okuldan oldukları 4 kişilik bir kız grubu tesadüfen (!!!) onlarla orada karşılaşmış gibi davrandı ve gelip hepsi bunlarla iki çift laf edip gitti. Kız da erkek arkadaşına diyor ki:
"ay bunlar da nereden çıktı, anlamadım"

Çocuk kahve sırasındayken, kız arkadaşlarını arayıp "biz şimdi şurada oturuyoruz, tesadüfen karşılaşmış gibi yapalım" demediyse bana da Cornflake Girl demesinler :) Berke tesadüfü yemiş olabilir ama ben yemem:P :D

Ama ah be kızım, o çocuğa da yazık günah değil mi. Aynı gün içerisinde aile,en yakın kız arkadaş ve 4lü kız arkadaş grubu kombosu yapılır mı hiç! Tamam yakışıklı, sempatik bir çocuk bulmuşun, ilişkinin heyecanı içindesin, gençsin güzelsin, herkes tanışsın bir fikrini beyan etsin istemişin ama tesadüfi karşılaşma kotası günde 1 kontenjanla sınırlıdır, yanlış mıyım sevgili blog okurları :)) Şimdi ki gençler, artık pek rahat canım!!:P

O halde yazım burada sonlana dururken, şu mısra da onlara gitsin

"Gençlik başımda duumaaan, ilk aşkım ilk heeyeecann..."